skip to Main Content
0 533 683 97 89 mtozbey@gmail.com

Bölgedeki HDP’li seçmenin umudu..

“Geçecez hocam bu sefer geçecez.” diyeninden tutun da, ikna ekiplerinde yer alıp bölgedeki feodal yapının umursamazlığından dert yananına kadar bölgedeki HDP’li seçmenin umudu barajın aşılıp Türkiye siyasetinde kalıcı meşru bir yer edinilmesi. Sonrası Allah kerim, elbet bir yol bulunur.

İlk defa bu seçimlerde Van’da ne kadar oy alınabileceğini kestiremeyen parti gönüllüsü her gittikleri evde “oyumuz size” dendiğini söylüyor. Van’da 8'de 8 yapılabileceğini düşünenler de var “5 kesin 6 inşallah” diyenler de. Ev gezmelerinde apartmanda kimlerin oy vereceği konuşuluyor, görev dağılımı yapılıyor, “bir de sen konuşsan onunla” deniliyor. Oyundan şüphe edilen teyze alınıyor, kardeşini nasıl da bu sefer HDP’ye oy vermeye ikna ettiğini anlatmaya başlıyor. Yurdumun güzel insanlarını barajı geçme heyecanı sarmış durumda, herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor.

Geçenlerde adres defterime kayıtlı olmayan bir numaradan atılan mesajda “40 bin kürdün özgürlüğü için oylar Selahaddin Demirtaş’a” yazıyordu. Uzunca yazılan mesajın ön kısmında Kürt şehirlerindeki zulümden bahsedilerek, bir Kürt duyarlılığına sesleniliyor ve mesajın başkalarına da iletilmesi çağrısı yapılıyordu. MHP’li işyeri arkadaşlarının dahi oyunu Selahaddin Demirtaş’a vereceğini gururla söyleyeni de var, insanların Selahaddin Demirtaş’a aşık olduğunu düşüneni de. Anlayacağınız Selahaddin Demirtaş Kürt siyasetinde belirleyici bir faktör olarak, bizim küçük Ağrı dağı gibi sivrilmiş durumda. Kabê ve Diyanet İşleri ile ilgili açıklamaları nedeniyle buralarda biraz puan kaybetse de bugünlerde sola çektiği islami ayar nedeniyle yeniden gönüllere taht kurabilir.

Diğer yandan HDP’nin barajı geçmesinin ciddi bir sol yükselişe alan açacağı beklentisi içinde olanlar da az da olsa mevcut. Buna göre Torosların da dahil olduğu Avrupa Alpleri dizisi boyunca İspanya’dan kalkıp, Yunanistan’dan geçerek ülkemize ulaşan yeni özgürlükçülük dalgası ile HDP barajı geçerse bir bahar havası yaşayabileceğiz.

AKP’nin geriletilip geriletilmemesi, koalisyon/dışarıdan destek tartışmaları buralarda pek alıcı bulmuyor. Cumhurbaşkanı’nın Van’daki mitinginin sönüklüğü ile eğlenmekle yetiniliyor. AKP’nin CHP’yi MHP’yi bırakıp HDP ile uğraşmasından yakınılıyor. Sandıkta kazanılan oyların hileyle hurdayla el değiştirmesinden çekiniliyor. Ülkenin AKP eliyle gericileşmesi başlığı zaten hiç açılmadı buralarda, açılacak gibi de görünmüyor.

Kısacası “Kürdün barajla imtihanı” şeklinde seyreden seçim tartışmasında 7 Haziran’ın sonrasına dair bir beklenti yok gibi. Barajın geçilememesi durumunun ortaya çıkardığı savaş ihtimali o kadar ürkütücü ki, baraj geçilsin de nasıl geçilirse geçilsin düşüncesi belirgin. Kürt siyasetine yön verenlerin neden 40-50 bağımsız milletvekili ile yetinmeyip bu riski göze aldıkları ise akla gelip de konuşulmayan sorulardan…